22 Mart 2017 Çarşamba

Tablet-Telefonu Elinden Düşürmeyen Çocuklar İçin Muhteşem Çözüm Hatta Fırsat!Mental UP

Selam  anneler, babalar, anneanneler, babaanneler, teyzeler, halalar, dayılar :)… Biliyorum, konuya fazla heyecanlı ve gürültülü girdim ama gerçekten de beni heyecanlandıran, kızım adına çok sevindiğim, faydalı olacağına inandığım fonksiyonel ve zihin geliştirici bir uygulama keşfettiğimi müjdelemek istiyorum. Ki itiraf edeyim, bu  uygulamayı kendimize saklayacaktım önce ama yok olmadı yine yapamadım :) Güzel ve faydalı bilgileri sadece kendine tutanlardan değilim, iyilik ve güzelliklerin, bilginin  paylaştıkça büyüdüğüne inanıyorum çünkü. Gerçi çocuk sahibi anne-babalar adını muhakkak önceden  duymuştur ama detaylı inceleme fırsatı olmayanlar için hızlıca bahsedeyim.



 Yazımın sonunda ise takipçilerime sürprizim var! Sürpriz ;)
Tamam Açıklıyorum Uygulamanın Adı: MentalUP

Bilgisayar, tablet ve telefon ile erişim imkanı olan MentalUP’ta çocuklar için özel tasarlanmış beyin egzersizleri var. Bu egzersizlerin tamamı oyun şeklinde tasarlandığı için çocuklar, MentalUP’a ödev veya ek sorumluluk gözüyle bakmıyorlar. Günlük yaklaşık yarım saat kullanım hakkı verdiği için çocukların teknolojik cihazlarla geçirdikleri süreyi de kontrollü bir şekilde yönetiyor. Yani, akıllı teknolojileri çocuklar için faydalı hale getiren bir uygulama bu. Beni asıl şaşırtan kısmı ise otomatik rehber görevi görüyor olması. Hemen o kısımdan da bahsedeyim:
MentalUP’a üye olurken çocuğunuzun doğum tarihini, okuma-yazma bilip bilmediğini ve basit matematik işlemlerini yapıp yapamadığını soruyor. Bu sorulara verdiğiniz yanıtlar ile ilk çalışma planını oluşturuyor. Çalışma planı dediğim de günlük 10 adet zeka oyunu. Çocuğunuzun bu oyunlardan elde ettiği başarı ve skorlar bir sonraki günlük çalışma planının zorluk derecesini belirliyor. Yani, siz hiçbir şeye müdahale etmiyorsunuz. Mesela Ece okuldan gelir gelmez eskiden ya tv'yi açar ya da tabletten video, çizgi film bakmak isterdi ama şimdi gelir gelmez bilgisayarın başına geçip Mental Up egzersizlerini yapmak istiyor. Çok keyif alıyor çünkü, kesinlikle ders gibi görmüyor. Kendisi için faydalı olan bu egzersizleri çok da eğlenceli buluyor çünkü. Onun bu hali beni de çok mutlu ediyor . 🙌

MentalUP, çocuğunuzun zeka potansiyeline uygun egzersizleri otomatik getiriyor ve gittikçe zorlaşan egzersizler sayesinde zihnini zorlamasını sağlıyor. Bildiğiniz gibi insan beyni, egzersizlerle gelişen bir yapıya sahip.
Egzersizlerin tamamı çocuk gelişim uzmanları, oyun uzmanları ve doktorların desteği ile geliştirildi. Hatta MentalUP’ın çocuklar üzerindeki olumlu etkileri gözlemlenerek Ruh Sağlığı Derneği tarafından PEDAGOJİK ÜRÜN sertifikası verildi.
Okul öncesi eğitim dönemindeki çocuklar, ilkokul ve ortaokulda okuyan çocuklar öncelikli olmak üzere yetişkinlerin dahi kullanabildiği bir uygulama. Bu yönüyle dünyada bir ilk olan MentalUP’ın Yıldız Teknik Üniversitesi akademisyenlerinin öncülüğünde Türk akademisyenler ve bilim insanları tarafından geliştirilmiş olması gerçekten gurur verici.

MentalUP Tam Olarak Ne İşe Yarıyor?

·         Çağımız çocuklarının yaşadığı en önemli sorunlardan, konsantre olma ve  dikkat eksikliğine iyi geliyor. MentalUP’ta yer alan dikkat oyunları, çocuğunuzun dikkat ve konsantrasyon gelişimini destekliyor. Egzersizlerin zorluk derecesi otomatik belirlendiği için dikkat sorunu olmayan çocukların da mevcut potansiyelini geliştirmesine yardımcı oluyor. Bu gerçekten de harika değil mi?

·         Günümüz teknoloji karmaşasında yetişkinlerin de güçlük çekmesine sebep olan hafıza zayıflığına iyi geliyor. Hafıza oyunları sayesinde çocukların kısa süreli bellek ve kalıcı hafıza gelişimini hızlandırıyor.

·         Mantık oyunları sayesinde, matematik ve mantık işlemlerinde çocukların becerilerini geliştiriyor.

·         Sözel zeka, görsel zeka, sayısal zeka oyunları sayesinde çoklu zeka gelişimini destekliyor.

·         Problem çözme ve analitik düşünme becerilerini geliştiren çocuklar akademik hayatında daha başarılı oluyorlar. Dolayısıyla, çocukların okul ve derslerdeki başarılarına olumlu etki ediyor.

·         MentalUP, an ve an güncellenen gelişimsel istatistik grafikleri sayesinde çocuğunuzun zihinsel becerilerindeki gelişimi/değişimi takip etmenizi sağlıyor. Aynı zamanda yaşıtlarıyla karşılaştırma yapmanıza da imkan veriyor.

Şimdi Sürprizin Detaylarını Açıklıyorum!:)

İnfluanza üzerinden MentalUP’ı keşfettiğimde yetkililere ulaştım ve bu projeye katkı sağlamak istediğimi belirttim. Türk mühendisler tarafından geliştirilmiş böyle bir projenin duyurulmasını sosyal sorumluluk olarak görüyorum. Bu içten teklifime karşılık, kendileri de bana takipçilerimle paylaşmam için 3 adet lisanslı üyelik hediye ettiler. Üyelikleri Instagram hesabımda (@thegoodwishblog) adil bir şekilde, talihli arkadaşlara ulaştırmaya çalışıyorum. Peki, sürpriz hediyelerimden yararlanamayan takipçilerimi unuttum mu? Elbette unutmadım :)  Onlar için de %20 indirim kuponu aldım ;)

MentalUP’a üye olun. 7 gün ücretsiz deneme yapabiliyorsunuz. Bu süreçte MentalUP, çocuğunuzun zihinsel becerileri hakkında grafiksel istatistikler de sunacaktır. Tam sürüme geçmek isteyenler aşağıdaki indirim kuponu ile %20 indirimden faydalanabilir.

İndirim Kuponu: 950320

(Satın al sayfasında “indirim kodum var” yazan kutucuğa girmeniz yeterli)

NOT: Bu indirim kuponu thegoodwishblog için tanımlanmıştır. Başka marka veya siteler ile ilişkilendirilerek halka açık mecralarda paylaşılması yasaktır. Hassasiyetiniz için teşekkürler.



28 Şubat 2017 Salı

Bilmem Kaç Adımda Tuvalet Eğitimi...Bez Bırakma Denemeleri ve "Mutlu Son" :)


Bim Bam Bom çok şükür dostlar :D Bora 3 yaşına 1 ay kala bezi bıraktı, 6 aydan fazla süredir bu konu ile ilgileniyorduk. Hala daha biraz diken üstünde olabilirim bu konu ile ilgili ama pek çok km. taşı gerçekleştiğine göre bu süreci burada paylaşabilir, sıkıntılı ebeveynleri belki rahatlatabilirim diye düşündüm. ( Not: Bu yazının yazımı esnasında  1 kez parkeler sulanmıştır, ama olsun, detaylara takılmıyor, büyük resme bakıyoruz :) ) 



Oğlumun bez bırakma sürecinde, tabi ki internet yazılarına, uzman ve doktor görüşlerine, blog yazılarına başvurdum. Okuduğum yazılarda dikkatimi çeken, genelde bu süreçte verilen süreler, adımlar oldu.
Bu durumu 2. kez tecrübe ediyor olmama rağmen, bu sefer hazırlıksız yakalanmış gibi hissediyordum kendimi, Ece'de bez bırakma aşaması hızlı geçmiş gibi geliyor, belki de üzerinden zaman geçtiği için, sanki daha kısa sürede (1 hafta kadar) bu iş olup bitmiş gibi geliyor. Ki gerçekten de çok ortalama bir kıyaslama yapacak dahi olsam, Ece çok daha kısa sürede bezi bırakmıştı.
Bora da biraz afalladım açıkcası, çünkü bezi kirli de olsa öyle çok rahatsız olmuyordu. Bezi son damlasına kadar kullanıyordu benim tatlı oğlum, çok ekonomikti doğrusu :))) Ece mesela biraz kirlense rahatsız olurdu, belki de ondan mı daha çabuk bıraktı bilmiyorum.. Gerçi kime sorsam, erkek bebekler bana kızacak şimdi ama 👦😁 tembel ve rahat oluyor, daha geç bırakıyor diyordu.
Neyse negatif ayrımcılık yapmayayım ;) Doktorlar da erkeklerin, kızlara nazaran daha geç çişini tutmayı öğrendiğini söylüyor. Çiş tutmada devreye giren kaslar, daha geç gelişiyormuş.



Bora farkındalığı yüksek, baya baya laf dinleyen, işine gelince anlayan bir çocuk ama bez bırakma konusu düşündüğüm gibi olmadı. Orada işler değişti.



Haydi bismillah deyip başladıktan sonra, üst üste o çişler, kakalar küloduna, etrafa yapılınca ben de bu iş olacak illa! deyip de devam etmek istemediğim için, çocuğu da yormaya, zorlamaya gerek yok diye düşünüp aralar verdim.

Bora'nın bez bırakması aralıklarla, kesintili bir şekilde 6 aydan biraz daha fazla zaman aldı. 2.5 yaşına gelmeden ilk denemeleri yapmaya başlamıştık ve 3 yaş doğumgünü pastasının mumlarını üflerken poposunda bez yoktu :)

Ev içinde bezi bıraktıktan sonra 1 hafta kadar da dışarı çıkarken, gece yatarken de onunla konuşup bezini altına taktık. Sonra çıkarttık.

3 gecedir uykularda ve dışarıya giderken bez takılmıyor, yani o kısmı  çok yeni  :) O yüzden diken üstünde kaldım dedim yazının başında ya gece biraz sık uyanmış olabilirim. Gece çişe de tuttuk, daha doğrusu eşim tuttu. Bu konuda desteğini inkar edemeyeceğim ;) Zaten bu iş ekip işi değil miiii.

Farkındayım çok ilkeli, çok kararlı bir yazı olmuyor ama böylesi de lazım ama öyle değil mi :) Hani çocukları çok geç yatırmama, veya zararlı yiyeceklerden uzak tutmaya çalışma konularında biraz daha kararlıyım belki ama o kurallarda çoğu zaman esniyor. Bez bırakma konusunda da Bora beni biraz şaşırttığı için, ben de bu yolu seçtim, onun hazır olduğu zamanı bekledim! Ama tamamen de ona bırakmadım, bol bol hatırlatmalar yaptım. Beynini yıkadım belki de 🙊

Uzmanların da hepsinin bir ağızdan söylediği aynı şey aslında, önce çocuk, sonra anne hazır olacak ve kesinlikle çocuğun psikolojisini bozacak şekilde, kızmalar, bağırmalar, hakaretler, küçük düşürmeler yok. Biliyorum toplumumuzda herkes herşeyi düşünmeden söyleyebiliyor. Çocuklara karşı hele, çokca düşünmeden ilgili ilgisiz kişiler, olumsuz etkileyebilecek eleştirilerde bulunabiliyor. Ama yapacak birşey yok, biz yine de dikkat etmeye devam edelim.

Ben tuvalet eğitiminde neler yaptım, neler yapmadım, neler öneriyorum. Kısaca bahsedeyim, size de fikir olsun. Sonuçta bu konuda da "her çocuk özeldir, her çocuk farklıdır" ilkesi devreye giriyor ama yine de annelik serüveninde, pek çok konuda olduğu gibi deneyimleri okumak, duymak yararlı olabiliyor.
Neler Yapmalı?

Her konuda olduğu gibi bu konuda da çevrenizden, okuduklarınızdan, bloglardan ;) birşeyler öğrenebilirsiniz. Her söyleneni zaten yapmazsınız, ama kulağınıza küpe olsun, fikir olsun. Aşağıda yazdıklarımın bir kısmı "bence" bir kısmı, okuduklarımdan, bir kısmı eş, dost tecrübesi olanlardan harmanlar ;)

  • Çocuğun hazır olması kadar, annenin de hazır olması en önemli konu. Diğer türlü karşılıklı strese giriliyor. İşte o zaman bu iş çocuk için daha sancılı olabiliyor. 
Şu meşhur sinyaller neler derseniz? Benim ilk aklıma gelenler ve tabi ki uzman görüşleri ⥥
  1. Sabahları uyandığında bezin kuru oluşu. 
  2. Özellikle kaka yaparken, koltuk arkası, kapı arası bir yerlere saklanma, tuvaleti uzaklaşıp yapma durumu.
  3. Ve tabi bezden rahatsız olmaya başlama, dile getirme.
  4. Bezin 1-3 saat gibi sürelerde kuru kalıyor olması.
  5. Pantalonunu, eteğini, külodunu kendi çekip indirebiliyor olması.
  • Çocukla iletişim kurulmaya başlandıktan sonra bu konuda onunla daha işleri eyleme dökmeden konuşmalı, anlatmalı. Örneğin yakında artık sana bez takmayacağız, büyüyorsun abi, abla oluyorsun. Sana güzel külotlar alacağız vb... gibi gibi. Örnekleri çoğaltmak mümkün. 
www.penti.com


  • İşin fizyolojik kısmı da var, doktorların dediğine göre . Merdiven çıkmayı becerebilen çocuk artık, "tuvalet tutma" kasları da gelişmiştir. Doktorlar ay olarak 24 aydan sonra bu kaslar gelişir diyorlar.

  • İlk çiş ve kakalarda onlar da bu durumu, tuvalete, oturağa yapmaya alışık olmadıklarından normalden uzun süre tuvalette, oturakta zaman geçebiliyor. Bu ilk zamanlarda yanlarında olup destek olmakta fayda var :) 
    Temsili :)

  • Anlamaz demeden güzel güzel anlatmaya, konuşmaya devam etmeli. Etrafı bol bol ıslattığı günlerde, rica ettim. Ne olur tutamazsan da halıya, koltuğa yapma :) Taş yerlere, olmadı parkeye yap bile dedim 🙈

  • Deminki maddenin üstüne herkesin söylediği gibi sabırlı, kararlı, sakin olmalı diyeceğim ama "kararlı" kelimesine düzeltme yapmak lazım benim açımdan, çünkü 6 aylık süre zarfında çok aralar verdik, hazır olmadığını hissettiğimde diretmedim. Ancak  vaz geçip, tekrar deneme konusunda kararlı oldum.

  • Mümkünse bu işi daha hızlı çözmek adına, çok da farklı yerlere gitme gelme, kalma yapmamalı. Bizim biraz da bundan uzadı, bir iki seyahat girdi araya, eğitimler rafa kalktı. Emzirme kampı gibi, bir süre çocuğun sıklıkla yakınlarında olup, onun çişinin, kakasının gelme sinyalleri üzerinde yoğunlaşmalı : ) Oturakla çok haşır neşir olmalı, hemen oturağa koşturmalı. Çünkü özellikle ilk zamanlarda, bezden alıştıkları gibi hiç beklemeden çişlerini yapmak isteyebiliyorlar.:)

  • Bol bol karbonat alın :) Etrafa çiş yaptığı dönemde, yani aslında arada bir hala daha.. Çişli bölgeyi kuruladıktan sonra 20 dk. yarım saat karbonat döküp bekletip, sonra da elektrik süpürgesi ile süpürme yöntemi ile koku ve temizlik işini çözdüm diyebilirim. Karbonat stoklayın.

  • Kazalar olur, çok sıkmayın canınızı çocuğu da sıkmayın. Kazalar sıklaştıysa, biraz ara verin. Ona da kendinize de işkence olmasın. Tabi bu ara verme durumu size bağlı, yok ben hiç rahatsız olmuyorum, böyle böyle alışacak diyorsanız o da bir yöntem . Başta da dediğim gibi, her çocuk de her anne de farklı. Ancak ben o üst üste etrafa çiş, kaka yapmalarda çok yoruldum bunaldım, baktım işe yaramıyor pes ettim, mola istedim . Tekrar başladım.

  • Gerekirse rüşvet verin :)  Yani ödüller, sticker'lar olabilir, küçük arabalar, küçük bebekler, minik minik hediyeler olabilir. Çikolata.....Bizimki çikolatayı çok sevdiği için, en etkili ödül çikolata oldu ne yalan söyleyeyim. Her ne kadar fazla çikolata yemesini istemesem de itiraf edeyim, çikolata aldık, çişini oturağa yaptıkça günde 1 kez verdik. İşe yaradı..Alttaki görsel gibi bir örneği, basıp evde duvara asıp kullanabilirsiniz. Ben üşengeçlikten yapamadım. Google'da "potty training chart " , "tuvalet eğitim çizelgesi" diye aratabilirsiniz.
Örnek bir potty training chart/Tuvalet eğitimi ödüllü çizelgesi de diyebiliriz.


  • Rüşvet kulağa hoş gelmedi değil mi? İşin özü bol bol teşvik, yüreklendirip, cesaretlendirme, övmek de yarar sağlıyor. Olmadı ise, kaçırmalar, kazalar olduğunda da insanız tabi yüzümüz düşüyor, moralimiz bozuluyor. Herşey bir yana, bize extra iş çıkıyor! Ama çok aşırı tepkiler vermemek de fayda var. Çocuk birşeylere tepki için bile yapsa, kaçırsa..Bunu negatif anlamda değerlendirmemeli.

  • Halıları komple kaldıran da var ama biz de zaten çok yerde halı yok, onun için olanlara pek dokunmadık. Ancak uzun süre koltukların üzerlerine alezler örtüler serdim. Şimdi yatağa kat kat alez koymuş durumdayım.

  • Bu konu ile ilgili kitaplar, çizgi filmler, kartlar, oyunlar . Hepsinin faydası olabilir, alın, okuyun, okutun. Kitaptan zarar gelmez :)

  • Alıştırma Külotları? 2-3 tane aldık, ancak hiç işe yaramadı. En sonunda çöpü boyladı. Ne bedeni tam uyuyor, çocuk açısından da külot değil o, bildiğimiz bez . Onun için yapıyor gidiyor.


  • Erkek çocuklar için bu konuda önerilen şeylerden biri çantada plastik şişe, ya da kavanoz taşımak olabilir. Acil çiş gelmesi durumları için :) Ve bir süre yanda yedek kıyafet taşımak da fayda var. Ne olur, ne olmazlar için.

  • Oturak, adaptör ?Bu alanda o kadar çok çeşit var ki, 10 liraya çarşı pazardan alınan bir oturak da olabilir, Fisher Price vs.den 150 liraya müzikli, kendinden tuvalet kağıtlı :) janjanlı modeller de var. Ben en hesaplı ve işlevsel olanlarından 4 oturak, 2 de adaptör aldım.  Oturakları bizim ev, anneanne, babaanne ve hatta yazlık olmak üzere dağıttım. Aslında hepsini de yeni almadım. Ece'den kalan kız çocuk figürlü oturaklardı, bir de Bora için arabalı, hayvan desenli aldım :) Yani oturması kalkması en kolay, rahat sıradan plastik bir oturak yeterli geliyor. Hatta annem Şok Market'lerde görüp de arabalı bir oturak almıştı  Bora arabalı, direksiyonlu :) çok sever diye, ancak hiç kullanışlı olmadığı için kullanamadık. Pantalon ayağındayken,  tam oturamıyordu. Tuvaletini yapması için, bacaklarını açabilmek için baya baya soyunması gerekiyordu çocuğun. Onun için süs püs yerine, işlevsellik önemli diyorum tekrar.
Aman Allah'ım bu nasıl bir modelllll, çocuk buna nasıl çişini yapacak???
Ama bunlara bayıldım 😄😄😄 Nerede var diye baktım, Aliexpress'te varmış.
    Yok artık, daha neler!!!😠


  • Ve en önemli maddeyi  en sona sakladım. Sabır..sabır ..sabır :) Bu da geçecek, çocukların büyüme evrelerinde ki en endişe ettiğimiz kısımlardan biri olan "tuvalet eğitimi "bez bırakma" dönemi de diğer dönemler gibi eninde sonunda bitecek. Kimi 3 günde, kimi 3 ayda kimi 6 ayda bırakacak ama sonunda onlar da o bezden kurtulup özgürlüklerini ilan edecekler. :) 

Son olarak bu konuda acele etmek, çocuğu kıyaslamak çocuk açısından zorlayıcı olabilir. Geç olsun, güç olmasın diyorum ben :) Tabi bu işte belirli bir yaş dönemini de kaçırmamak, çok da gelişine bırakmamak lazım. Acele etmek kadar, tamamen bu konuda rahat olup, çocuğu 2.5 yaşından sonra da çok doğal bir olay gibi bezlemeye devam etmemeli.

Umarım faydalı olmuştur. Yoruma sizler de görüşlerinizi, tüyolarınızı yazar ve azıyı ilgisini çekeceğini düşündüğünüz tanıdıklarınızla paylaşırsanız çok sevinirim . 💕 Thegoodwish Blog






7 Şubat 2017 Salı

En Yakınımızdaki Avrupa Şehri -> Eskişehir

Euro almış başını gitmişken, yakınlarda nereye gitsek diye düşündüğümde zihnimde birden Eskişehir belirmeye başladı :)


İstanbul'a 300 km. mesafede  Ankara,Bilecik, Bolu, Konya, Kütahya ve Afyonkarahisar şehirlerine komşu, görmeye değer bir şehir Eskişehir. Adı gibi çok eski tarihlere uzanan bir kültür mirasına sahip ve uzun yıllardır da modern şehirciliğiyle adını duyduğumuz Üniversitesi ile de meşhur, öğrenci kenti  olarak da bilinen örnek bir il.

Porsuk nehri etrafında dizili cafeleri, pek çok yerde görebileceğiniz heykelleri, geniş caddeleri ve hatta gondolları ile Avrupa kentleriyle karıştırabilirsiniz.

Fotoğraf-Ali Demirci'ye ait

Eskişehir'de minibüs filan da göremezsiniz, çoğunlukla ulaşım tramvayla ve ardından otobüsle. Bu arada araba kullanırken de dikkatli olun :) bir anda tramway hattında bulabilirsiniz kendinizi, nereden araç nereden tramvay geçiyor diye anlamaya çalışırken biraz heyecan yaşayabilirsiniz :D



Biz biraz soğuk bir zamanda Ocak ayı'nda gittik, gitmek isteyenlere önerim kesinlikle Eskişehir'de daha rahat gezebilmeleri için biraz daha hava sıcaklığının yüksek olduğu zamanlarda gitmeleri.
Daha önce giden arkadaşlardan soğuğu ile ilgili o kadar çok şey duydum ki, ben de kolay üşüdüğüm için ve de yanımızda çocuklarda olacağı için, gitmeden en kalın kıyafetlerimizi, termal içlik, atkı bere eldiven üçlüsünü de çantalarımıza doldurup öyle çıktık yola. Soğuk havada gidilmez mi? Gidilir, bizim gibi kalın kalın giyinin karlı halini de görmüş olursunuz, ama rahat gezilir mi zor.. Biz gittiğimizde kar günler önce yağmış olmasına rağmen, havanın soğukluğundan çim alanlarda beyaz bir örtü gibi erimeden kalmıştı ve bir de göl kısmi olarak donmuştu :)

Gelelim, hap bilgilere..

Eskişehir'de Nerede Kalınır?
Biz expres bir ziyaret gerçekleştirdiğimiz için Divan Express'te kaldık :) Konumu oldukça merkezi, karşısında Özdilek AVM, yakınlarında büyük bir hastane var. Sazova'ya, şehir merkezine ve Odunpazarı'na oldukça yakın.
Bu arada Eskişehir'in hamamları da meşhur, ayarlayabilirseniz içinde hamam olan otelde kalırsanız, bir de şifalı sularda hamam keyfi de yapmış olursunuz. Ya da Porsuk Nehri kıyısındaki otellere de bakabilirsiniz. Divan Express harici, Porsuk Butik Otel ve Eskişehir Büyük Otel'e bakmanızı öneririm.

Eskişehir'de Yeme İçme
İlk akla gelen çiğ börek ve balaban kebabı.  Çiğ Börek deyince de en bilinen yer, Papağan. Sanki başka yerde çiğ börek yokmuş gibi öyle bir kalabalık ki, insanlar ayakta sıra bekliyorlar. Ayakta bekleyenlerin bakışları üzerinizdeyken hızla yağdan çıkmış çiğ börekleri yana yana yiyip hızla ayrıldık Papağan'dan . Ama bu arada eve de bir iki paket alıp götürmeyi ihmal etmedik. Açıkcası evde sükunutle çok sıcak olmadan yiyince daha hoşuma gitti tadı, öyle çok yağlı da değil.

Hem gezilecek, hem de yine gün içinde öğlen atıştırması ya da çay, kahve için gidilecek yerlerden biri de Odun Pazarı içindeki şirin, sevimli 2 katlı evlerde konuşlanmış çay, kahve ve şerbetçiler.

Porsuk kıyısına da mutlaka bir görmelisiniz derim.

Eskişehir GAGA-Fener Adası

Akşam için şarap içeyim, dünya mutfağından tadayım biraz daha şık bir mekan yok mu derseniz. Fener Adası diye bilinen göl içinde görsel olarak dışarıdan bakınca çok hoş gözüken yemyeşil bir köprüden geçip gideceğiniz GAGA ya bir bakın derim. Buraya çok hava kararmadan gelirseniz, manzaranın da keyfini çıkartabilirsiniz, tabi bir de rezervasyon yapmak gerekiyor. Yemekleri de güzeldi, ancak tek kusuru pek çok yer gibi "Sigara İçilmez Afişi" altında sigara içilebilen bir yer oluşu..

Eskişehir'de Mutlaka Görülmesi Gereken Yerler

    Odun Pazarı Evleri
  • Odunpazarı: Burada yukarıda da bahsettiğim, şirin yeme içme mekanları haricinde burada hediyelik eşya satan çokca dükkan, ufak atölyeler ve önemli müzeleri tek seferde görebileceğiniz bir yer.
  • Balmumu Müzesi ( Yılmaz Büyükerşen Balmumu Müzesi) : Dünyaca ünlü Madame Tussauds Müzeleri'nin bir benzeri olan bu müzede pek çok ünlünüm heykeli var. Giriş ücretleri  de çok uygun.
  • Atlıhan El Sanatları Çarşısı: Yine Odunpazarı içerisinde bulunan otantik bir mekan.
  • Doktorlar Caddesi : Merkezinde en bilinen, trafiğe kapalı, günlük hayatın içinden çokca güzel anları resmetmiş gibi duran heykelleri ile meşhur.
  • Şelale Park :Yapay bir şelale ile süslenmiş, şehrin tepesinde, yöresel lezzetlerin tadına bakarken çocuklarınızın oyun oynayabileceği alanları olan. Hoş bir dinlenme yeri.
  • Porsuk Çayı : Şehrin tam merkezinden geçen, çevresinde hoş cafelerin olduğu, çayın içinden camekanlı gezi teknelerinin geçtiği Eskişehir'e Avrupa şehirleri hissi veren en karakteristik yerlerden biri. Burada Porsuk Nehri önünde poz verip. fotoğraf yorumuna Amsterdam'dan sevgiler, haftasonu Venedik'e kaçtık notu yazıp paylaşsanız olur yani :) 
  • Yazın Porsuk Çayı'nda gondolla gezmeler...
  • Sazova Bilim Sanat Kültür Parkı: Sadece Eskişehir'in değil, Türkiye'nin en güzel parkı olmaya aday. Geniş arazide yemyeşil, ağaçlarla dolu 400 bin metrekare alana kurulu içinde hayvanat bahçesi, akvaryum, masallar diyarı, nuhun gemisi, bilim ve deney müzesi, konser alanları ile dopdolu bir park.
  • Masallar Diyarı : Burası Sazova Parkı içerisinde, muhteşem mimarisi ile parkın dışından da kuleleri ile dikkat çeken çocuklar için yapılmış muhteşem bir şato! İçeride yaş gruplarına göre çocuklar için harika etkinlikler var. Büyüklerin de çok hoşuna gidecek büyüleyici bir yer.   
  • Kurşunlu Camii ve Külliyesi : İçinde lületaşı müzesi, cam atölyesi gibi yerler de bulunan, şehrin tarihi ve kültürel dokusunu yansıtan dini noktalarından en önemlisi.

Eskişehir'den dönerken ne hediye alayım?
Burada Odun Pazarı'na gittiğinizde karşınıza çıkacak hediyelik eşya dükkanlarına uğramadan dönmeyin. Türkiye'deki hatta dünyadaki lületaşı rezervlerin neredeyse tamamı ve işlemeye en elverişli olan en kaliteli türleri Eskişehir'de. Yer altından çıkarılması işlenmesi oldukça zahmetli olan bu taşı mesleğini yapmayan bir Jeoloji Mühendisi olarak koruyalım, değer verelim. Sahip çıkalım diyorum :) Lületaşından harika takılar, tespihler, pipolar yapılıyor. Ben eşim tarafından bana verilen 10 dk. süre içinde kendime, anneme, kayınvalideme gümüş işli yüzükler babama ve kayınpederime de tespih ve buzdolabı magnetleri aldım. Fiyatları da uygun, 10 TL 15 TL ye bile çok hoş yüzükler var. Neden daha çok almadım, sevdiklerime hediye ederdim, hem de kendi çapımda destek olmuş olurdum diye hayıflanmadım değil, çünkü ben çok beğendim yüzükleri.
Yemelik ne alsak diyenlere?
Helvaları olabilir yöreye özgü. Bir de yazının başında bahsettiğim çiğ börek de paketle alınıp eve götürülebilir.
Eskişehir'e giderseniz benim yerime de uzun uzun gezin hediyelik eşya dükkanlarında, çarşılarda :)






Masal Şatosu'ndan Masalsı Bir Kare


Masal Şatosu'nda bizimkiler Alice Harikalar Diyarı'ndaki sahnelerden birinde :)

Yine Masal Şatosu - "Fareli Köyün Kavalcısı" olmadan olmaz 


Eskişehir'i görmenizi mutlaka öneriyorum, gitmek için de kalmak için de seçenek de çok üstelik. Biliyorsunuz oraya hızlı tren bile var :) Ancak gidene kadar, eğer Instagram takip ediyorsanız harika görseller ile dolu @eskisehirpictures hesabını takibe alın derim. Eskişehir'e ait çok çok güzel kareler var, gitmiş kadar olursunuz. Ve tabi ki benimde instagram hesabımı @thegoodwishblog u  yoksa hala takip etmiyor musunuz? :) Hemen alın onu da ;) Instagram demişken, yazının kapak fotoğrafı Eskişehir'li fotoğraf sanatçısı İran asıllı  Haadi Mousavi'ye ait. Eskişehir'in güzelliklerinin fotoğraf aşkını ortaya çıkarttığını söylüyor. Doğrudur Eskişehir'de fotoğraflanacak pek çok yer var.

Yeni yazılarda, yeni keşiflerde görüşmek üzere 🙋





15 Ocak 2017 Pazar

Sömestr Tatilinde Çocuklarla Gidilebilecek 25 Yer Önerisi

20 Ocak Günü  karne günü, mini mini 1'ler, çalışkan 2'ler.... derken pek çok yavrumuz karne alacak, yarı-yıl tatiline çıkacak. En güzel tatil dinlenmek diye düşünüyorum ama bir yandan da çocukların evde kalınca nasıl sıkıldığını, bir kaç güne kalmadan hepsi tabletle yatıp kalkan, ya da tüm günü Tv karşısında geçiren oflayan poflayan halleri geliyor gözümün önüne. Bir parça planlı programlı olarak, her günü olmasa da 2 haftanın içinde çeşitli günlere aktiviteler yerleştirilirse sömestr tatili tadından yenmez .



Sömestr tatilinde çalışan anneler belki de çocuklarını aile büyüklerine teslim edecek, belki de bakıcılarla kalacak çocukların çoğu. Ya da bazı anneler babalar gibi siz de bu iki haftaya özel 1 hafta izin alanlardansınız belki de. Peki ama kışın nereye gitsek, nerede ne var? Ne yapsak diyenlere bir liste hazırladım. fikir olsun istedim. Listeden bağımsız, bu sömestr tatilinde okulların ödev vermeyeceğini şimdiden hatırlatayım. Yani bu konu haberlerde bile geçti, yani çocuklar ödevlerle oyalanır diye düşünmeyin. Zaten bu tatilde ödev yapmasınlar. Ancak okumak ödevden sayılmaz, evet okumayı henüz sökememişler dahil bol kitaplı bir tatil olsun.
Aile büyükleri ile güzel zamanlar geçirilsin, okul arkadaşları ile okul dışı eğlenilsin, evlerde kudurulsun :) Herşeyden önce yarı yıl tatili sağlıkla geçsin, minikler nefes alsın. Yeni döneme enerji ve hevesle başlasınlar.

Gelelim öneriler listesine, listeye eklemek istediklerinizi bana iletin. Listemiz genişlesin.
  1. Kadıköy Açık Hava Buz Pisti : Kadıköy Belediyesi Selamiçeşme Özgürlük Parkı'nda buz pistini ayağımıza getiriyor. 14 Ocak'tan 26 Şubat tarihine kadar 12:00 20:00 saatleri arasında, Özgürlük Parkı içindeki amfi tiyatro içine buz pisti kuruluyor! Yaş sınırı bulunmayan bu etkinlik ücretsiz. Seans süresi 10 dksı eğitim olmak üzere 30 dakika sürecek. Dizlik, paten ve başlık de verilecek . Harika! 
    Sömestr'da Kadıköy'de Buz Pateni
  2. Üsküdar Zeka Atölyesi : Üsküdar'da Müsahipzade Celal Tiyatrosu yanında çocuklar için Zeka Atölyesi isminde harika bir merkez var. Burası 15 Tatil'e özel 2 hafta süren düşünme becerileri, görsel algı, üretkenlik ve eğlenceli bilim temalı  4-12 yaş grupları için yaş gruplarına ayırarak etkinlikler düzenliyorlar. Normal zamanlarda çocuklarınızla kaliteli vakit geçirebileceğiniz, çocuğun zeka gelişimine de çok katkı sağlayan özel bir mekan. İletişim için 0505 243 50 32 no'lu telefondan ulaşabilirsiniz.
    Üsküdar Zeka Atölyesi
  3. Jurassic Land: (Forum İstanbul-Bayrampaşa) Dinazorlar çocuğunuzun ilgisini çekiyorsa bu deneyim unutulmaz olacak. Bu tematik park içinde hazırlanan kompleks türünün en iyilerinden. Katılım için önceden biletixten bilet almak gerekiyor ve fiyatlar verilen hizmet karşısında makul bile sayılabilir. Sömestra özel küçük büyük bilet fiyatlarında  ayırım yapmamışlar. 
    Sömestr'da Jurassic Park
  4. Akbank Sanat (Taksim) :Yarıyıl Tatiline özel hafta içi ve haftasonu gidilebilecek, çocukların yaşıtları ile bir araya gelebileceği, tek başlarına ya da velileri ile birlikte katılabilecekleri resim, heykel, baskı gibi el becerilerini geliştirip hoşça vakit geçirebilecekleri pek çok aktivite sunuyor. Yer: Beyoğlu, Aktiviteler katılım kişi sayısı ile sınırlı önceden kayıt olmak gerekiyor.Detaylı bilgiye web sitelerinden ulaşabilirsiniz.  www.akbanksanat.com  
    Sömestr'da Akbank Sanat
  5. Sancaktepe Bilim ve Deney Merkezi: 2. 3. 4. ve 5. sınıfların katılabileceği bir Kış Okulu bu. Çocuklar bilimle deneylerle eğlenirken, öğrenecek. Son kayıt tarihi 19 Ocak 2017, detaylar www.sabidem.org    
  6. Sömestrda Sancaktepe Deney Merkezi
  7. Çocuklar için Mozart.: Mozart'ın sihirli dünyası ile Mozart'ın çocukluğu Wolkswagen Arena Konser Salonu'nda tek bir gün müzik ziyafeti sunacak. Tarih 22 Ocak. Detaylar Biletix'te   
    Sömestr'da Çocuklar için Mozart
  8. İstanbul Akvaryum : Aqua Florya AVM bitişiğinde dünyanın en tematik akvaryumu bu tatilde ve her zaman görülebilir. Detaylar https://istanbulakvaryum.com/tr/ 
  9. Rafadan Tayfa Türkiye'dir Burası  Müzikali: 21 Ocak günü Mecidiyeköy Trump Towers'da çocukların tv'den severek izlediği Rafadan Tayfa'nın Türkiye'yi tanıttığı eğlenceli olduğu kadar öğretici müzikaline ailecek gidebilirsiniz. 
  10. Model Uçak Temel Atölyesi : Yeşilköy'deki İstanbul Hava Müzesi'nde 8 yaş üzeri çocuklar için el ve motor becerilerinin geliştiği, takım çalışmasını belki de daha önce tanımadıkları çocuklarla birlikte deneyimleyecekleri özel bir ortam da güzel bir etkinlik.
  11. Maşa ile Koca Ayı Müzikali: 21-29 Ocak arası her gün ücretsiz Maşa ile Koca Ayı sineması da yine Trump AVM'de sinemasever çocukları bekliyor.
  12. Şehir Tiyatroları : Tiyatro maalesef günlük alışkınlıklarımız arasında pek yok. Yarı yıl tatili bir yerden başlamak için güzel bir fırsat olabilir. Şehir Tiyatroları aylık programlarını her ayın başında internet sitelerinden ve tiyatro şubelerinden duyuruyor. Bilet fiyatları da çok hesaplı olduğu için genel de önceden bitiyor. 
  13. Koç Müzesi: Pazartesi hariç haftanın her günü açık. Geçmişten günümüze, pek çok ülkeye ait endüstri ve mühendislikle ilgili tarihi pek çok obje ve belgeyi içeren müthiş bir koleksiyon. Klasik otomobil koleksiyonu ile ün kazanmış olan bu müze görülecek, öğrenilecek pek çok şey var.  
  14. Sazova Parkı Masal Şatosu (Eskişehir) : Masal Şatosu'nu uzaktan görmek bile çocuklarınızı eminim ki çok heyecanlandıracak. Sazova Parkı içinde bulunan Masal Şatosu'nda pek çok aktiviteye ev sahipliği yapan çok sayıda etkinlik alanı var, ancak çoğu yazın aktif. Kışın soğuğunda Eskişehir'e sadece gezmeyi çok sevenler gider belki :) Kışın olmasa da çocukla gidilecek yerler listesine mutlaka Masal Şatosu'nu alın, hatta Eskişehir'in tamamı görmeye değer. 
  15. İstanbul Oyuncak Müzesi : (Göztepe)Hayallerinin peşinden koşan bir müze! Geçmişten günümüze pek çok oyuncağın sergilendiği bu müzede çocuklara yönelik çokca etkinlik oluyor. Müzenin kurucusu yazar/şair Sunay Akın. Etkinlik takvimine ve deraylara www.istanbuloyuncakmuzesi.com adresinden ulaşabilirsiniz. 
    İstanbul Oyuncak Müzesi karlar altındayken
  16. Barış Manço Evi : (Moda) Barış Manço'nun ölümü ardından, aslına sadık kalınarak müzeleşmiş evinde, hem sizin için nostalji yaşamış olacaksınız. Çocuklarınız da bir zamanların Adam Olacak Çocuk'larının sevgilisi Barış Manço'yu tanımış olacak. Evin katları arasında dolaşırken bolca Barış Manço şarkısı da dinlemiş olacaksınız.
  17. Hassas Anne Etkinlik Merkezi : (Koşuyolu) Hassas Anne'lerin buluşma sloganı ile bilinen 3 çocuk annesi Ece Kumkale'nin etkinlik merkezinde 5 aylık bebekler için de 8 yaşındaki çocuklar için de çeşitli duyusal ve el becerilerini kullanabilecekleri faaliyetler var.  
  18. Kidzania : Akasya AVM içerisinde 2  yaşından 14 yaşına kadar yaş gruplarına göre çocuklar için çeşit çeşit aktiviteler var. Çocuklar burada doktor, itfaiye, mühendis, aşçı olabiliyor. Kendilerini özel hissediyorlar. Kidzania gerçekten emek harcanmış, güzel, eğlenceli, çocukları büyüleyen bir yer . Fiyat maalesef pek makul değil, ama aklıma gelmişti bir kere. Yazmasam olmazdı :) Her gün gidilecek bir yer değil, bir sefer de olsa giderseniz pişman olmazsınız. 
  19. Robot Yapımı!: Playlab işbirliği ile Boğaziçi Üniversitesi kampüsünde 10-13 yaş aralığındaki çocuklar için harika bir sömestr kampı var, detaylı bilgiler için  info@playlab-tr.com adresinden bilgi alabilirsiniz.  
  20. Legoland:O da Forum Bayrampaşa'da Lego sever çocukların bayıldığı her yerin küçükten büyüğe legolarla dolu olduğu. Çocukların legolara doyacağı bir kompleks. 3yaş altı çocuklardan ücret alınmıyor. 
  21. İşSanat'ta Masal Dinletileri : 22 ve 29 Ocak tarihlerinde resimli, görsel masalları Ebru Cündübeyoğlu, Tuba Ünsal gibi bilindik isimler ve daha başka değerli tiyatrocuların sesinden tiyatro tadında masalları çocuklarınızla birlikte izleyebilirsiniz. 
    Fantastik Hikaye Makinesi-İŞsanat'la
  22. Madame Tussauds Müzesi : Dünyanın en ünlü balmumu heykel müzesi İstiklal Caddesi'nde. Hem sizin hem de çocuklarınızın ilgisini çekecektir. 
    Madame Tussauds Müzesi
  23. Renklerle Yaratıcı Biz Atölyesi (Mothersland) : Ben burayı sadece anne ve bebeklere birlikte yoga ve pilates yapma imkanı sağlayan bir merkez olarak biliyordum ama çocuk gelişimi ve etkinliklere yönelik çeşitli workshoplara da başlamışlar . "Renklerle Yaratıcı Biz" atölyesinde çocuğunuzla birlikte resim yaparken, belki de daha önce fark etmediğiniz yönlerinizi de keşfedilme imkanı sunuyorlar. Dışavurumcu sanat fasilatörü Güler Kızıleniş Ulusman 2 saat boyunca 4-10 yaş arası çocukları ve annelerini bekliyor.
  24. Mutlu Kekler Atölyesi : (Şişli) Sömestr tatiline özel Şeker Sanat Tasarım Okulu'nda da faaliyet var, 5-12 aralığındaki çocuklar şekerden heykeller yapabilir. Eğlenerek el becerilerni geliştirebilirler. Detaylar Mutlu Kekler Facebook sayfasında.
  25. Veeee komşuculuk: Komşuculuk oynayın :) Komşularınızla görüşün. Komşularla iletişiminizi arttırmak için güzel bir fırsat. Arkadaşlarınızı çağırın, velilerle ve çocuklarıyla görüşün. Eskiden tatillerde komşular çoluk çocuk bolca zaman geçirirlerdi. Bu uzun tatiller, evde buluşmalar toplanmalar gerçekleştirmek için güzel olabilir.
  26. Parklar: Etkinliklere katılmak zor geldiyse, soğuk demeyin güzelce giyinin dışarı çıkın. Şehirlerdeki parklar bahçeler hepimiz için, en çok da çocuklar için.

6 Ocak 2017 Cuma

Aradığın Şampuanı Buldun Mu?

Çok mu önemli? Evet önemli, özellikle kadınlar için saçlarının sağlığı, bakımlı oluşu, önemli hem de çok önemli! Piyasa da çok çeşitli şampuan var, ama sen de benim gibi olabildiğince doğal olsun, saçımı beslesin, hacim versin, güzelleştirsin diyorsan genelde karşına çıkan şampuanlar yabancı markaların yüksek fiyatlı şampuanları oluyor.

Ne giyersen, ne sürünürsen, ne kadar güzel makyaj yaparsan yap, saçların basık, sönük, yıpranmış görünümlü ise olmuyor, modun aşağı düşüyor.

Kısa saç yakışsa kestiririm, fakat uzun saçı daha çok yakıştırıyorum kendime . Yalnız artık saçlarım çok cansız gözüküyor, sönük, hacimsiz oldular, artık kestireyim dediğim gün markette ( Carrefour) un raflarında yeni bir şampuan gözüme çarptı. Daha önce de Rossman ya da Gratis'te görmüştüm tam hatırlayamadım. O gün şampuanım var diye almamıştım.
Efendim şampuanın markası
LeSoleil; 
Parabensiz, 
Parafinsiz, 
5 bitkili, 
5 mineralli.
Kapalı Saçlar İçin!
Saçım kapalı değil ama kafamdaki bereyi kışın ne çok taktığımı ve şunu düşündüm. Eğer kapalı saçlar için iyiyse, benim için daha da etkili olmalı dedim. Hani derler ya düz vites araba kullanan, otomatik vites arabayı hayli hayli kullanır işte o hesap ;) Fiyatı da makul olunca, neden denemeyeyim ki dedim. Üstelik yerli firma, yabancı değil...Doğal, organik ve de yerli üretim yapan firmalara özel ilgim olduğunu destek vermemiz gerektiğini, hatta öncelik vermemiz gerektiğini hep söylüyorum ve de kendim de tercih ediyorum, sizlerde biliyorsunuz artık. 


Yerli malı yurdun malı, herkes onu kullanmalı dizesini de hatırlamışken. Merak edenler için hızlıca geleyim, kullanıcı yorumlarıma.

Bugün neredeyse en basit alışverişte bile önce bir internette yorumları araştırmıyor muyuz?Ben araştırıyorum. Biliyorum ki, bu görüşler özellikle piyasadaki yeni ürünler için çok fikir verici oluyor. Benim de amacım "dürüstçe" fikir vermek, benim gibi internete pek çok konuda başvuran sizlere.

Başlıyorum;
Lesoleil'in 5 çeşidi var. Ben dökülme önleyici Arginine etkili, kırmızı şişeyi seçtim.
Kokusu çok hoş,
İki haftadır kullanıyorum ve söyleyebilirim ki, ilk yıkamadan itibaren fark etti. Tuhaf bir benzetme olacak ama genç kızı saçı gibi yaptı saçımı, hani daha yaşlanmadım ama :) 18 20'li yaşlarda saç daha canlı, daha güçlü, daha gür ve hacimlidir ya! İşte saçlarım o günlere geri döndü sanki :) En dikkat çekici etkisi bu oldu bende, istediğim hacimi buldum anlayacağınız. Kendiliğinden bir de hafif su dalgası gibi oldu saçım, daha yazmayayım nazar değmesin :) Özetle, ben çok memnun kaldım, bilmeden deneyip kullandığım bu şampuandan. saçımı kestirmekten vaz geçtim bir süre daha;) Tahminlerimin çok ötesinde iyi çıktı. Artık kaliteli şampuana çok ödemek zorunda kalmayacağım için de sevinçliyim. 👏
Önemli Not: Saç kremine gerek yoktur ibaresi vardı şampuanda gerçekten de ben de kullanmadım gerek kalmadı. Ama saçınız çok işlem görmüş ise belki bir miktar krem kullanmanız gerekebilir, bilemiyorum.
Hatta içinde paraben ve parafin olmadığı için artık bebe şampuanı kullanmayan  6.5 yaşındaki kızım da kullandı, o de beğendi. 

Umarım geveze yazımı sıkılmadan okumuş, ürünle ilgili merakınızı gidermişsinizdir. 

Sevgiyle ve takipte Kalalım 👋💕 ;)

3 Ocak 2017 Salı

Bu bitki inatçı öksürüğe iyi geliyor

Deniz Kadayıfı-İrlanda Yosunu
Arifoğlu Deniz Kadayıfı

Ortalıkta dolaşan kış hastalıklarından biri de ilkokul 1'e giden kızımın yakasına yapıştı.  İlk gün hafif öksürük, 2. gün artan öksürük ve ateş, ertesi gün inatçı, yorgun düşüren öksürüğe dönüştüğünde bilumum ıhlamur, zencefil, zerdeçal, hatta sarımsaklı süt! ballar, pekmezler, adaçayları denemişken, olabildiğince bol sıvı da vermeme rağmen kızımın öksürüğü devam ediyordu. Bu arada nebuzilatörle malum ilaçları da buhar yolu ile denedik.
Acildeki doktor da öksürük şurubu önermemişti, bol sıvı ...demişti. Bol sıvı güzel bir öneri, hatta en iyi öksürük şurubu "su" deniyor ama, bir yandan da çeken biliyor, bu inatçı öksürük insanı çok yoruyor.
İnstagram'da bu konudan dem vuran bir paylaşım yapınca, dostlardan da öneriler peşi sıra geldi sağolsun. Kaya tuzu gibi günlük denilen birşey varmış, tavada onu yakınca çıkan kokuyu teneffüs etmek, buharına havlu koymak iyi gelir bir dene dedi Mutlu Anne..Yani Yasemin  :) 
Çare olacaksa alalım diye aktara gidip günlük aldık, ama bitmedi, o da değil onu denemeden başka bir karışım derdimize derman oldu. 
Aktar, bize "deniz kadayıfı" diye birçeşit kurutulmuş yosun verdi, nasıl kullanacağımızı tarif etti.👀Öksürüğe bu çok iyi gelir, göğsü yumuşatır, rahatlatır dedi.
Doktorun verdiği ilacı bile illa google'layan ben, tabi bu deniz kadayıfı nedir ne değildir diye araştırdım.
Özetle;
Deniz Kadayıfı:Başlıca İrlanda ve Atlas Okyanusu kıyılarında toplanan bir çeşit yosun!Latince ismi Chondrus Crispus . İçinde müsilaj, karbonhidrat, brom, iyot, magnezyum, sodyum, potasyum bulunuyor.
Araştırmalarıma göre :) kan sulandırma dışında yan etkisi yok.

Nezle,
Öksürük,
Nefes Darlığı,
İshal,
Ülser gibi mide rahatsızlıkları,
Ciltte kırışıklık! gibi pek çok soruna iyi geliyormuş.

Deniz Kadayıfını Nasıl Kullanacağız? İki tutam deniz kadayıfını biraz suda bekletiyoruz önce 1 saat kadar, sonra gerçekten kadayıfa benzer bir görüntü oluyor :) Sonra beklettiğimiz suyu ile karışımı 1-2 kupalık sıcak süte atıp, karıştırıp 1 taşım kaynatıyoruz. Süt yoksa ıhlamur ya da sadece su ile de karıştırılabiliyor.Ama en rahat süt ile içiliyor. Sonra da süzüp, ılındıktan sonra içilebiliyor. Tadı da kokusu pek hoş değil, çok az vanilya, pekmez, biraz da bal kattım ben süte daha içilebilir oldu. 2 fincandan sonra öksürükte ciddi azalma olduğu söylenmişti, gerçekten de öyle oldu.
Deniz Kadayıfının kurutulmuş hali, bir miktar suda 1 saat kadar bekletilir
Deniz Kadayıfının sütle buluşmuş hali
Bu bitki bize yaradığı, fayda sağladığı ve de çeşitli alternatif tıp uzmanları ve pek çok kişi de deneyip önerdiği için, çoook eski bir tedavi yöntemi olduğu için paylaşmakta çekinmedim. 

Zaman zaman aktarlara doktorlardan çok, bitkilere de ilaçlardan çok güvendiğim doğrudur..

Her neyse umarım benzer sıkıntısı olanlara faydalı olur, daha önce deneyip, faydasını gören, ya da şimdi deneyecek olanlar :) veya işe yaramadı, ya da dokundu diyenler sizler de yorum yaparsanız sevinirim. Kırışıklık için nasıl kullanılıyor onu da ayrıca merak ettim 👩

Kışın hastalık çok oluyor, tüm hastalananlara buradan geçmiş olsun, Allah çaresiz dert vermesin der yazımı noktalarım .💞👋👋




29 Aralık 2016 Perşembe

Kahve ve çikolata sevenler burayı mutlaka görmelisiniz!

Çengelköy Sahili'nde özel bir işletme. 12 yıldır varlığını sürdüren ama yeni binasına taşınalı henüz 2 yıl olmuş, kapılarını çikolata ve kahveye açan Osmanlı Kültürü'nü buram buram hissedeceğiniz, kahve ve çikolata kokuları ile sarhoş olup içeri girdikten sonra çıkamayacağınız bir yer burası.

Çikolata Kahve Çengelköy

Çocuklar hava alsın diye gezinirken .. istikamet Üsküdar Altunizade'de ki Tebessüm Kahvesi'yken kendimizi Beylerbeyi taraflarında bulduk. 

Butik bir cafe burası. Şahsına münhasır dedikleri türden.

Beylerbeyi'ne Çengelköy'e Üsküdar'a İstanbul'a yakışır türden.

Çikolata Kahve'nin manzarası

Biraz da farklı bir yer. Radikal İslam cümlesini burada gezerken zihninizde dolaştırabilirsiniz. Bir taraftan da "Aslında ne güzel kültürümüz var, bunu yaşatamadık, orta yolu bulamadık bak burayı ne güzel yapmışlar o kültürü yaşatıyorlar" da diyebilirsiniz. İçeride oturup hat'lara, tekziplere, bir yandan manzaraya bakarken, yurt dışından gelen misafirleri kahve  için buraya getirmek lazım diye de geçirdim aklımdan. Aklınızda olsun sizin de, manzarası, ürünlerin lezzeti, dekorasyonu, atmosferi ile en az 3 duyuya hitap ediyor :)

Çikolata Kahve'nin eski hali



Çikolata Kahve Çengelköy'ün eski küçük dükkanında çikolata çeşitlerinden bir kare


Türk kahvesini çok seven, arkadaşları ile kahve içti mi mutlaka kapatan, hatta tekken de alışkanlık olmuş olacak yine kahveyi ters çevirip kapatan biri olarak ilk önce duvarlara asılı kağıtlar üzerindeki "Müessesemizde kahve falı bakılmasına müsade edilmemektedir." tarzı bir yazı dikkatimi çekti.
Nedense onca fal tutkuma alışkanlığıma rağmen, ben bu yazıyı yadırgamadım. Demek ki faldan hoşlanmıyorlar dedim, demek ki fal kapatıp bakanlar çok oluyor  baştan uyaralım demek istemişler diye düşündüm. Hani her zaman çok anlayışlı mıyımdır bilmiyorum ama bu yazılı kuralı burada anlayışla karşıladım.


Mekanların ruhu olduğunu düşündüğüm için, buranın farklı ambiyansının da nazı bu demek ki olacak artık o kadar dedim. 

Çikolata Kahve Çengelköy



Çikolata Kahve Çengelköy Beylerbeyi

Neyse fazla uzattım bu fal konusunu :) Dönelim Çikolata Kahve'ye burayı eskiden bilenler ah eski hali başkaydı diyor.Bu hep olur, sevdiğimizi paylaşmak istemeyiz ya, bize özel olsun deriz. Eski müşteriler de eskiden az kişi biliyordu, küçüktü ama samimiydi, bize özeldi diyor ama işte zaman geçiyor, değişim kaçınılmaz oluyor. Sahibi de küçük dükkanın artık dar geldiğini hissedip, köşedeki 3 katlı binaya geçiyor.Tamamen Osmanlı Mimarisine özgü döşemişler, girişte ve 2. katta mermer bir şadırvan,gösterişli avizeler, tuvalette bile çiniler, hamam gibi küçük bir abdesthanesi, bolca hat yazısı, fonda hafif ezgiler var çoğunlukla tasavvuf müzikleri tabi ki. Pencereden bakınca gözüken boğaz manzarası ile farklı bir yer.

Çikolata Kahve'de böyle bir oda var, kenarda hamam terlikleri duruyor. Tuvaletler de bile duvarlar çini dolu..

Dekorasyonu bitirdik, sırada menü! Çay yok, türk kahvesi ve sıcak soğuk çikolata var. Türk Kahvesi yanında karadut şerbeti ve tabi çikolata ile geliyor.

Çikolata Kahve'nin karadut şerbeti ile ikram edilen türk kahveleri

Sıcak çikolatasına gelince...Ukalalık etmek istemem ama Avrupa'da içip de ya işte bu sıcak çikolatalar çok güzel Türkiye'dekiler kakao ile sıcak su karışımı gibi derdim de işte Çikolata Kahve'nin sıcak çikolatası enfes çıktı. İçtiğim en güzel sıcak çikolata.
Çikolata Kahve'nin  sıcak çikolatası

Merak edenler için ki bence mutlaka bir ziyaret edin, bakalım size neler hissedecek, siz de beğenecek misiniz? Bence çikolata kahveyi çok seviyor, sakin sukunet içinde zaman geçirmek istiyorsanız çok seveceksiniz.

Not: Hatta kartla yaşamaya alışmış bizler için çok önemli bir not, burada kredi kartı geçmiyor. Bilginiz olsun. İki sıcak çikolata, bir Türk Kahvesi ve sular için (sular ikramımız dediler) hesap 20 tl geldi. Fikir olsun ;)
2. Önemli not da bu mekan Pazartesi günleri tatil 

Adres:Albay Hüsamettin Ertürk Sokak, Çengelköy Üsküdar 
Abdullah Ağa Yalısı'ndan dönüşen Sütiş'in hemen yakınlarında

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...